|


TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç,
Bu konulara olan hassasiyetiniz sebebiyle annem Türkan Akyüzalp’in şahsıma yönelik baskı ve tehditleri hakkında makamınızı bilgilendirmek istedim.
Annem Türkan Akyüzalp ile gerek can güvenliğimden endişe ettiğim için gerekse kendisinin içinde bulunduğu gayri ahlaki yaşam sebebiyle bir süredir görüşmüyorum. Kendisinin çizmek istediği mazbut anne görünümünün tam aksine kendisinin ruhsal sorunları ve saldırgan kişiliği can güvenliğimi tehdit eder boyutlardadır.
- Evde yıllardır küçüklüğümden beri sürekli kavga çıkartır, bağırıp çağırmadan rahat huzurlu bir tek gün geçirtmezdi bize.
- Hiçkimsenin maruz kalmak istemeyeceği tarzda ağır hakaretlerde bulunuyordu, komşuların bunları duymasından çok çekiniyor onun adına utanç duyuyordum.
- Kavgalarında ağır hakaretlerin yanısıra şiddet kullanmaktan çekinmiyordu.
- Küçüklüğümden beri tüm aile fertlerine zulmeder, rahmetli yaşlı anneannemi cezalandırmak için ona ilaçlarını vermez, yumruklayarak tekmeleyerek her yerini morartır sonra bize kendisinin düştüğünü söylerdi ama anneannemin çığlıklarını tokat seslerini ve onu döverken annemin ettiği hakaretleri hep duyardım.
- Başka bakan kimsesi olmamasına rağmen anneannemi yaşlanınca “daha fazla dayanamıyorum” deyip bir bakım evine terk etti. Ağlayarak giden anneannem üzüntünün de etkisiyle orada ciddi şekilde hastalandı kısa süre sonra da vefat etti.
- Babamı da zaman zaman tokatlar, iter, düşürürdü. Kendisinin hoşuna gitmeyecek bir konuşması olduğunda babamı hemen tersler sindirir hatta eve gidince bunun intikamını alırdı. Babam da hem çok yaşlı hem de hasta olduğu için ona karşı koyamıyor ne derse hemen yapıyor halen ondan çok korkuyor. İlaçlarını annem verdiği için, babama hergün insülin iğnesi yaptığı için annemin ona zarar vermesinden tedirgin.
- Annem kendini kaybederek saldırır saldırılarında yaralamaktan hatta ölüme sebebiyet verebilecek riskli hareketlerden hiç çekinmez. Hemen hemen her kavgasında birşeyler kırıp üzerime fırlatırdı. Bardak, tabak, abajur, telefon, bıçak, ütü eline ne geçerse vereceği zararı umursamadan üzerimize atardı.
- Eski evimizde dolapların kapaklarını söküp koparır, hırsını alamadığı için balkondan aşağı bahçeye benim üzerime atardı.
- Kapıların pencerelerin camlarını kırarak kırık cam parçalarıyla defalarca üzerime saldırdı, bundan kaçarak ancak hafif sıyrıklarla kurtulabildim.
- Sık sık ölüm tehditlerinde bulunuyordu.
- Bir kez bana “senin yüzüne asit attıracağım, inanmıyorsan görürsün” demişti. Ne zaman ne yapacağı belli olmadığından sürekli hepimizi korku içinde yaşatıyordu.
- Evde kaldığım son günlerde yine benden ve zengin arkadaşlarımdan para istemişti, vermeyeceğimi söyleyince gözü dönmüş şekilde ekmek bıçağıyla üzerime saldırdı iki kez hamle yaptı. Hızla kendimi geri atarak kurtulabildim ve evden dışarı kaçtım.
- Bu olaydan bir süre önce de otoparkta arabayı üzerime sürdü.
Bütün bu saydıklarım, daha yazamadığım pekçok şey ve bunların insan üzerindeki ağır baskısı o evde daha fazla yaşayamayacağım bir ortam oluşturmuştur.
Ben 32 yaşında Boğaziçi Üniversitesi İş İdaresi mezunu, namusuna iffetine düşkün bir insanım. Evden ayrılmamın ardından Türkan Akyüzalp’in evinde gayri ahlaki yaşam tarzıyla ünlü tele mankenleri ve bunların bağlantıda olduğu kişileri barındırması, evinde kumar oynattırması, kendisiyle hiç görüşmek istemememe sebep olmuştur.
Kendisi bunu bahane bilerek hakkımda akılalmaz, mesnetsiz iddialarda bulunmuş kendisiyle görüşmememin sebebinin de masum Bilim Araştırma Vakfı mensupları olduğunu iddia etmiştir. Amacı benimle görüşmek değil maddi menfaat elde etmek olan bunu, bana ve arkadaşlarıma defalarca açıkça söyleyen annem, para vermem halinde suçlamalarından vazgeçeceği yoksa kendi ifadesiyle “olay çıkartacağı” yönünde bana baskı yapmıştır. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu iddiaları gerçek dışı bulması ve herhangi bir suç olmadığını görüp beraat kararı vermesinin ardından annem Türkan Akyüzalp’in bana yönelik baskı ve tehditleri yine devam etmiş ve hala devam etmektedir.
Son zamanlarda basında ve televizyonlarda bu konuyla ilgili gerçek dışı açıklamalar yapmakta hatta dünyaca ünlü yazar ve Bilim Araştırma Vakfı fahri başkanı Sayın Adnan Oktar Beyefendi’nin ismini kullanarak bu olayı ve kendisini gündem haline getirmeye çalışmaktadır.
Basına yaptığı açıklamalardan ve televizyon programlarındaki konuşmalarından da kolaylıkla anlaşılacağı gibi benim kanalımla elde etmek istediği maddi menfaat beklentilerinin gerçekleşmemesinin kendisini bu yola sürüklediği açıktır.
Takdir edersiniz ki yetişkin aklı başında bir insan olarak bu şekilde bir hayat tarzını kabul etmem, annem Türkan Akyüzalp’le bu koşullarda görüşmem asla sözkonusu değildir. Ne kanunen ne de vicdanen böyle bir mecburiyetim yoktur. Yetişkin bir insan olarak ailemle görüşmemem şahsi kararımdır. Bir insan ailesiyle gönül hoşluğu ile toplum yapımıza uygun şekilde görüşebilir aksi taktirde bir zorlama yapılamaz, namuslu dürüst insanlar gayri meşru bir hayat tarzını benimsemeye zorlanamaz diye düşünüyorum. Sizin de beni destekleyeceğinize gönülden inanıyorum.
Annem Türkan Akyüzalp’in bu gayrimeşru faaliyetlerine bir son verilmesine, üzerimdeki tehdit ve baskıların kaldırılmasına vesile olmanızı umuyorum.

|