Sn. Ebru Akyüzalp'in 25 Ekim 2006 tarihinde

2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdiği beyan

 

 

Saygıdeğer Mahkeme Başkanı ve Üyeleri;

Mahkemenizde görülmekte olan Bilim Araştırma Vakfı davasının son celsesine annem Zeliha Türkan Akyüzalp de müdahil taraf tanığı olarak katılmıştır. Annemin mahkemeniz huzurundaki iddialarına ilişkin beyanlarımı içeren bir dilekçeyi duruşma sonunda mahkemenize sundum. Daha sonra ise annem ve babamın Mahkemenize verdiği dilekçeyi okuma fırsatı buldum. Bu dilekçenin maalesef insanı hayrete düşüren, akla hayale sığmayacak, asılsız, saçma iddialarla dolu olduğunu gördüm. Bu nedenle, annemin ve babamın söz konusu gerçek dışı iddialarıyla ilgili olarak Sayın Mahkemenizi bir kez daha bilgilendirmek amacıyla bu ikinci dilekçeyi kaleme almak ihtiyacı hissettim.
Şunu tekrar belirtmek isterim ki ben ülkemizin en seçkin üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesinden mezun oldum. Tam 32 yaşındayım. Doğruyu yanlıştan ayırt edebilecek bilgi tecrübe ve olgunluğa sahibim. Şahsıma yapılacak herhangi bir saldırıya, mağduriyetime sebep olacak herhangi bir davranışa nasıl karşılık vereceğimi, hakkımı nasıl koruyacağımı çok iyi bilmekteyim. Kimsenin bana razı olmayacağım bir şeyi yaptırması da kesinlikle söz konusu olamaz.

Annemin, “baskı, zorlama, telkin altında hareket ettiğim”, “bazı kişilerce korkutulduğum”, “ailemle görüştürülmediğim” şeklindeki iddiaları tümüyle gerçek dışıdır. Annem ve babam, dilekçelerinde bu tür asılsız ithamlarda bulunmanın yanı sıra, ne yazık ki insanı hayrete düşüren bazı tuhaf, gülünç iddialar da ortaya atmışlar, bu iddialarla masum insanlara akılalmaz iftiralarda bulunmuşlardır. Annem ve babamın güya “birilerinin beni cezalandırmak için saçımı kestiği, susuz bıraktığı” şeklindeki akıl ve mantıkla bağdaşmayan iddialarının hiçbir gerçeklik payı bulunmamaktadır. Annem ve babamın, ancak filmlerde rastlanabilecek türden olayları (tamamen hayal güçlerine dayanarak) Sayın Mahkemeniz huzuruna getirmiş olmaları, beyanlarına ne derece ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Dünyaca tanınan, saygın bir bilim adamı olan Adnan Oktar’ın kitaplarını okurum. Bazı konferanslarına da dinleyici olarak katılmıştım. Ancak kendisini şahsen tanımıyorum. Dolayısıyla annem ve babamın Adnan Oktar ile ilgili iddiaları da temelsiz ve tamamen gerçek dışıdır.

Annem Türkan Akyüzalp, benim yaşantımı çok yakından bilmektedir. Arkadaşlarımın iyi eğitim görmüş son derece medeni, aklı başında saygıdeğer insanlar olduğuna yakından şahittir. Bu gerçeği, defalarca kendisi de ifade etmiştir.

Ancak annem son zamanlarda görüştüğü bazı kişilerin etkisi altına girmiştir. Bu davada yargılanan kişilerden tehdit ve şantajla maddi menfaat temin etmeye çalışan bu kişiler annemi “Bu davada yargılanan kişiler çok zengin. Bunlardan rahatlıkla para koparabiliriz” diyerek kandırıp yönlendirmeye başlamıştır. Bu durumu, içinde bulunduğu maddi sıkıntıdan kurtulmak için bir fırsat olarak gören annem, oldukça yaşlı olan babamı da birlikte hareket etmeye ikna etmiştir. Ardından da kendisi gibi kandırılıp yönlendirilen kişilerle birlikte hareket ederek mahkemenize gelip ifade vermiştir.

Sayın Mahkemenizden annem ve babamın söz konusu iddialarının anlattığım bu gerçekler doğrultusunda değerlendirilmesini istiyor, baştan sona gerçek dışı olan bu iddialara itibar edilmemesini talep ediyorum.

Ebru Akyüzalp