Cahil bir gazeteci, Sayın Adnan Oktar’ın geçtiğimiz hafta katıldığı Star TV’de yayınlanan Objektif programı hakkında yanlış ve isabetsiz bazı çıkarımlarda bulunmuştur. Burada, yapılan isabetsiz tespitlerin yanlışlığını ortaya koymak ve konu hakkındaki gerçekleri açıklamak istiyorum.
Öncelikle Sayın Adnan Oktar’ın katıldığı Kadir Çelik’in hazırlayıp sunduğu Objektif programı hem kendi tarihindeki, hem de Star TV’de o saatte yayınlanan tüm programlar arasındaki tarihinin en yüksek reytingini almıştır. Tabiri caizse Sayın Adnan Oktar nefes kesmiştir. Bugüne kadar onlarca yıldır kendisine yöneltilen tüm haksız suçlamaları, oynanan tüm oyunları, kurulan tüm tuzakları tek nefeste darmakeşan etmiştir. Bir başka deyişle tüm Deccali tavırlar, Sayın Adnan Oktar’ın tek bir nefesi ile yerle bir olmuştur.
Sayın Adnan Oktar ile röportaj sırasında tekrar tekrar çekim yapılması gibi bir durum hiçbir şekilde söz konusu olmamıştır. Tam aksine, Kadir Çelik’in Sayın Adnan Oktar ile yaptığı bu röportaj boyunca, başından sonuna kadar hiç ara verilmemiş; Sayın Adnan Oktar kendisine yöneltilen sorulara kesintisiz olarak tek seferde cevap vermiştir.
Sayın Adnan Oktar kendisiyle röportaja başlanıldığı andan itibaren aralıksız olarak tek bir kamera ile videoya çekilmiştir. Hiçbir soru karşısında, “olmadı baştan” diyerek yeniden bir çekim yapılmamış, dinlendiği tek bir ara olmamış ve hiçbir konuda tekrar bir çekim yapılmasına ihtiyaç duyulmamıştır.
Sayın Adnan Oktar’ın kendisine sorulacak olan sorulardan önceden haberdar olması da kesinlikle söz konusu değildir. Sayın Adnan Oktar’ın soruların hiçbiri karşısında şaşırmayıp, son derece samimi, akılcı ve hikmetli yanıtlar vermesi, tümüyle sahip olduğu yüksek kişiliğin, güvenilir şahsiyetinin, samimiyetinin, aklının ve hikmet sahibi olmasının bir gereğidir. Yüz ifadesinde de bu sorulara karşı şaşkınlık ifadesi olmaması ise, yine Sayın Adnan Oktar’ın aklının, güçlü kişiliğinin ve doğallığının ve içtenliğinin bir gereğidir. Sayın Adnan Oktar, sahip olduğu özlü hikmetin bir gereği olarak son derece akıcı ve irticalen konuşan ve hayret verecek derecede hazırcevap bir insandır. Ancak anlaşılan o ki, söz konusu cahil gazeteci, bu durumu kendi yeteneğiyle kıyasladığı için oldukça şaşırmıştır.
Nitekim bu çekim, Objektif programının tüm teknik ekibinin, Kadir Çelik’in asistanlarının, kameramanların, otel görevlilerinin karşısında, kalabalık bir ortamda yapılmıştır. Söz konusu cahil gazetecinin bahsettiği gibi, önceden tasarlanmış ya da tekrarlarla elde edilmiş bir çekim stili olmamıştır.
Sayın Adnan Oktar’ın hiçbir zaman için, hiç kimseye karşı alayı andıracak bir üslup kullanması ise asla söz konusu dahi değildir. Latifeye yatkın, akılcı ve espirili bir üslubu vardır ancak son derece ölçülü, saygılı ve asil bir insandır. Nitekim bu asaletinin, tüm üslubuna, konuşmalarına ve tavrına çok net bir şekilde yansıdığı da açıkça görülmektedir. Bu durum, kendisine karşı büyük bir hayranlık ve takdir duyulmasına yol açmaktadır.
Kadir Çelik’in Sayın Adnan Oktar’a karşı saygılı bir tavır içerisinde olması da, söz konusu cahil gazeteciyi şaşırtmıştır. Oysa ki bu son derece doğaldır. Sayın Adnan Oktar’ı her kim görürse görsün, yüzündeki samimiyet, nur ve heybetten dolayı, tabi olarak kendisine karşı samimi bir saygı duyar. Yüzündeki dürüst, samimi, içten ifade, güven telkin eden tavrı, son derece saygılı ve hürmetkar üslubu, karşısındaki insanları doğal olarak bu tavra yöneltmektedir. Sayın Adnan Oktar’ın candan ve samimi tavrına karşı, Kadir Çelik de görür görmez ona karşı doğal bir saygı ve güven duymuştur.
Ancak cahil gazeteci Sayın Adnan Oktar’ın heybeti, samimiyeti ve etki gücünden o kadar etkilenmiş ve şaşırmıştır ki, adeta afallamış, ne diyeceğini bilememiştir. İçerisinde bulunduğu bu durumu görünce, ben de bu gerçekleri burada açıklama gereği duydum.